JPM, küresel bankalar için NDFI risklerinde yetersiz açıklamaları önemli risk olarak işaretledi
Investing.com — JPMorgan, küresel bankalardaki son satış dalgasının makro koşullardan ziyade, mevduat toplamayan finansal kuruluşlarla (NDFI) ilgili risk yönetimi başarısızlıklarından kaynaklandığını belirtiyor. Banka, bu risklere ilişkin açıklamaların yetersiz kaldığını ve bunun artık sektör için kilit bir risk oluşturduğunu uyarıyor.
Banka ayrıca, davalar, para cezaları ve düzenleyici sıkılaştırmaların yayılma etkisini de risk aktarım kanalının bir parçası olarak işaretliyor.
Kian Abouhossein liderliğindeki analistler, First Brands, Tricolor ile ilgili kredi piyasası stresi ve Zions ve Western Alliance haberlerinden sonra ABD bölgesel bankalarındaki satışların ardından dikkatlerin NDFI risklerine çevrildiğini belirtiyor.
ABD bankaları yasal kuruluş bildirimleri aracılığıyla özel sermaye ile ilgili krediler ve taahhütler dahil olmak üzere bazı ayrıntılar sunsa da, Abouhossein bunun “ayrıntıdan yoksun olduğunu ve genel bir resim sunmadığını” söylüyor.
Abouhossein, ABD bildirimlerindeki NDFI’lerin düzenleyici tanımının son derece geniş olduğunu ekliyor. Bu tanım, ipotek kredi aracıları, özel borç fonları, hedge fonları, sigorta kuruluşları ve menkul kıymetleştirme araçlarını kapsıyor. Bu durum, yoğunlaşma riskini doğru bir şekilde değerlendirmeyi zorlaştırıyor.
Avrupa bankalarının şeffaflık konusunda özellikle zayıf olduğu belirtiliyor. Bankaların Pillar 3 raporları sadece “finansal ve sigorta faaliyetlerine” verilen toplam kredileri açıklıyor. Sektör ayrımları veya bilanço dışı taahhütler hakkında görünürlük sağlamıyor.
Abouhossein, risklerin ABD yasal kuruluşları dışında da kaydedilebileceğine dikkat çekiyor. Credit Suisse’in İngiltere’deki CS International yan kuruluşunu kullanmasını, riskin nasıl gizlenebileceğine örnek gösteriyor.
Holding şirketi düzeyinde, ABD bankaları açıklanan NDFI risklerinde başı çekiyor. Wells Fargo 172 milyar dolar, JPMorgan 158 milyar dolar ve Bank of America 132 milyar dolar ile listenin üst sıralarında yer alıyor.
Yan kuruluş düzeyinde, kullanılmayan taahhütler de büyük miktarlara ulaşıyor. Bank of America’nın 115 milyar dolar ve Wells Fargo’nun 122 milyar dolar kullanılmayan taahhüdü bulunuyor.
Öte yandan, Avrupa bankaları ABD bildirimlerinde sınırlı risk gösteriyor. HSBC 9,5 milyar dolar ve Barclays IHC düzeyinde sadece 0,5 milyar dolar risk bildiriyor.
Bununla birlikte, Abouhossein şöyle diyor: “Risk değerlendirmesi için bu verilere çok az güveniyoruz.” Çünkü önemli risklerin ABD açıklamalarında yer almayan Avrupa kuruluşlarında bulunma olasılığı yüksek.
Abouhossein, zayıf şeffaflığın değerleme farkına katkıda bulunduğunu belirtiyor. Avrupa toptan ve yatırım bankaları 2027 kazançlarının 7,7 katı değerinde işlem görürken, ABD’li rakipleri 12,4 kat değerinde işlem görüyor.
Analist, sektörün örtük özsermaye maliyetini yaklaşık yüzde 11,5 olarak tahmin ediyor. Ancak temel göstergelere dayanarak bunun zamanla yüzde 10’a ve potansiyel olarak yüzde 9’a doğru sıkışması gerektiğini savunuyor.
JPMorgan, açıklama riskini yapısal bir sorun olarak işaretlemesine rağmen, Avrupa bankalarını ABD’li rakiplerine göre tercih etmeyi sürdürüyor. Avrupa’nın iki yıllık ileriye dönük kazançların 8,5 katı değerinde işlem gördüğünü, ABD’de ise bu oranın 10,7 kat olduğunu belirtiyor.
Banka, 2027 kazançlarının 6,3 katı değerinde işlem gören Barclays’i, getirilerin iyileşmesi ve açıklamaların potansiyel olarak normalleşmesiyle yeniden değerleme adayı olarak öne çıkarıyor.
Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.







